Sivas’ta Türk kahvesinin lezzeti asırlık makinelerde saklı

Sivas’ta asırlık makinelerde kavrulan ve taş değirmende öğütülen Türk kahvesi, kendine özgü kokusu ve lezzetiyle ilgi görüyor. Dördüncü kuşak işletmeci Tayfun Talas, Brezilya’dan getirilen çekirdekleri geleneksel yöntemlerle işleyerek müşterilerine sunduklarını söyledi.

Kokusu, lezzeti ve köpüğüyle geleneksel ikram kültürünün önemli bir parçası olan Türk kahvesi, Sivas’ta asırlık makinelerde hazırlanarak fincanlara ulaşıyor. Özel günlerde ve misafir ağırlamalarında tercih edilen kahve, kentte sürdürülen kavurma ve öğütme geleneğiyle yurt içinden ve yurt dışından ilgi görüyor.

Her yıl 1 Ekim’de kutlanan Dünya Kahve Günü, kahvenin ekonomik ve kültürel önemini gündeme taşırken Sivas’ta faaliyet gösteren bir işletme, geçmişten gelen üretim yöntemlerini yaşatmaya devam ediyor. Brezilya’dan getirilen çiğ kahve çekirdekleri, işletmedeki asırlık kavurma makinesinde istenilen kıvama ulaşıncaya kadar kavruluyor. Ardından bir süre soğutulan çekirdekler, yaklaşık 100 yıldır çalışan taş değirmende ince şekilde öğütülerek Türk kahvesine dönüştürülüyor.

İşletmenin dördüncü kuşak sahibi Tayfun Talas, kahvenin yalnızca bir içecek olmadığını, aynı zamanda köklü bir kültürün parçası olduğunu ifade etti. Türk kahvesinin hazırlanma yöntemi ve ikram geleneğiyle diğer kahvelerden ayrıldığını belirten Talas, özellikle misafir ağırlamalarındaki yerine dikkat çekti.

Kahvenin dünya genelinde önemli bir tüketim alanına sahip olduğunu dile getiren Talas, “Kahve, gerek ekonomik gerekse kültürel anlamda çok değerli ve dünyada günlük yaklaşık 2 buçuk milyar fincan tüketimi olan bir ürün. Türk kahvesi de çok özel bir içecek. Saygın ve itibarlı bir içecek olduğu için misafirlerimizi ağırlarken onlara Türk kahvesi ikram ediyoruz” dedi.

Kahvenin geçmişine ilişkin anlatılara da değinen Talas, Etiyopya’da Kaldi adlı bir çobanın, keçilerinin kahve meyvelerini yedikten sonra daha hareketli olduğunu fark etmesiyle kahvenin keşfedildiğinin anlatıldığını söyledi. Kahvenin geçmişte farklı biçimlerde kullanıldığını belirten Talas, çekirdeklerin kavrulmasıyla bugün bilinen içeceğin ortaya çıktığını ifade etti.

Kahvenin Osmanlı’ya gelişini Yemen Valisi Özdemir Paşa üzerinden anlatan Talas, zamanla saraylarda ve günlük yaşamda yer edindiğini kaydetti. Türk kahvesinin ince öğütülmesi ve cezvede pişirilmesiyle kendine özgü bir hazırlama yöntemine sahip olduğunu vurguladı.

Üretim sürecini anlatan Talas, Brezilya’dan gemilerle Türkiye’ye getirilen kahveyi çuvallarla satın aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Biz kahveleri çiğ halde alıp kavuruyoruz. Kavurduktan sonra özel taş değirmenlerde öğütüp Türk kahvesi kıvamına getirerek müşterilerimize sunuyoruz. Bizim damak tadımıza en yakın olan kahve Brezilya kahvesi.”

Farklı ülkelerde yetişen kahvelerin çeşitli hazırlama yöntemleriyle tüketildiğini dile getiren Talas, Türk kahvesi adının çekirdeğin yetiştiği ülkeden değil, hazırlanma biçiminden geldiğini söyledi. Talas, “‘Neden Türk kahvesi deniyor?’ diye soranlar oluyor. Bunun sebebi yapılışının Türk usulü olması. Çekirdekler Türkiye’de üretilmiyor ama bize özgü yöntemle hazırlanıp içildiği için Türk kahvesi adını alıyor” ifadelerine yer verdi.

Haber: A. ÜNGÖR

    Tamer Erdoğan

    Benzer Haberler