Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması çok yönlü sürüyor
Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada, gözaltına alınan 38 şüpheliden 36’sı tutuklandı. İki şüpheli hakkında adli kontrol kararı verilirken, iki operasyon kapsamında tutuklananların sayısı 55’e yükseldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada ikinci dalga operasyonunun ardından yeni tutuklama kararları verildi. Başsavcılıkta işlemleri tamamlanan 38 şüpheli, talepler doğrultusunda sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. Hâkimlik, 36 şüphelinin tutuklanmasına, 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Soruşturma kapsamında helikopterin düşmesi, olayın ardından yürütülen arama kurtarma faaliyetleri, hazırlanan bilgi notları ve sonraki adli süreçlerdeki işlemler inceleniyor. Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.
16 ilde 45 adrese operasyon düzenlendi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre çalışmalar, Millî İstihbarat Teşkilatı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün katılımıyla yürütüldü.
İkinci dalga operasyonunda, FETÖ faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik çeşitli suçlar işledikleri iddiasıyla 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli 16 ilde belirlenen 45 adreste eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.
Hakkında gözaltı kararı verilenlerden 10’unun cezaevinde bulunduğu belirlendi. Operasyon kapsamında 25 Eylül 2026’da 33 şüpheli gözaltına alındı. Devam eden çalışmalarda 5 şüphelinin daha yakalanmasıyla gözaltındaki kişi sayısı 38’e ulaştı.
Başsavcılık, bu kişilerin 36’sını tutuklama, 2’sini ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti. Hâkimlik, talepler doğrultusunda karar verdi.
Arama kurtarma sürecindeki işlemler inceleniyor
Dosyada, helikopterin düşmesinin ardından arama kurtarma ekiplerinin görevlendirilmesi ve yönlendirilmesine ilişkin iddialar da bulunuyor. Olay tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığında Arama Kurtarma Şube Müdür Vekili olarak görev yapan emekli albay A.G., tutuklanan şüpheliler arasında yer aldı.
A.G.’nin, Merzifon’da bulunan arama kurtarma ekibine zamanında kalkış emri vermediği iddiası soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Dönemin Kahramanmaraş Jandarma Komutan Yardımcısı H.T. hakkında da arama kurtarma görevlilerini yanlış koordinatlara yönlendirdiği iddiasıyla işlem yapıldı.
Dönemin Göksun Kaymakamı C.D.’nin ise arama kurtarma çalışmalarının kasıtlı biçimde yanlış yönlendirilmesine göz yumduğu iddiasının dosyada yer aldığı bildirildi. Olay tarihinde binbaşı rütbesiyle görev yapan ve olay yerine ilk ulaşan askerî birliğin komutanı olduğu belirtilen A.Ü. de hakkında adli işlem yapılan şüpheliler arasında bulunuyor.
Bu kişilere yönelik iddialar, arama kurtarma faaliyetlerinin hangi kararlar ve bilgiler doğrultusunda yürütüldüğünün belirlenmesi amacıyla inceleniyor.
Asılsız bilgi notları dosyada
Soruşturmanın bir diğer bölümünü, olayın ardından hazırlanan ve ilgili birimlere iletilen bilgi notlarına ilişkin iddialar oluşturuyor.
Dönemin Kayseri İstihbarat Şube Müdürü A.O.D.’nin, helikopter enkazına ulaşıldığı ve Yazıcıoğlu’nun sağ bulunduğu yönündeki asılsız bilgi notunun basın yayın organlarında yayılmasına neden olduğu ileri sürülüyor.
Olay tarihinde Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan İ.D. hakkında ise gerçeğe aykırı bilgi notlarının hazırlanmasını sağladığı ve bunların ilgili birimlere gönderilmesine izin verdiği iddiası bulunuyor.
Başsavcılık, söz konusu bilgilerin arama kurtarma çalışmalarına ve olayın aydınlatılması sürecine etkisini araştırıyor.
Adli tıp raporları da araştırılıyor
Yazıcıoğlu’nun ölümünün ardından 2011 yılında hazırlanan raporda görev alan adli tıp uzmanları A.S.Ç., T.B. ve Y.A.Y. de soruşturmada hakkında adli işlem yapılan kişiler arasında yer aldı.
Bu uzmanların, raporda “kandaki karbonmonoksit oranının ölümden sonra da kendiliğinden artabileceği” yönünde değerlendirmede bulunduğu belirtildi. Söz konusu değerlendirme ve raporun hazırlanma süreci, soruşturma kapsamında ele alınıyor.
Dosyada, teknik ve bilimsel değerlendirmelerin yanı sıra tanık anlatımları, bilgi notları ve olay yerindeki işlemlere ilişkin iddialar birlikte inceleniyor.
Darbe hükümlüsü eski binbaşı da şüpheliler arasında
Hakkında işlem yapılanlardan eski binbaşı T.G.’nin, olay tarihinde jandarma arama kurtarma biriminde görevli olduğu bildirildi. T.G.’nin, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığındaki eylemleri nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.
Düşen helikopterin cihazlarını söktüğü belirtilen M.T. de soruşturmadaki şüpheliler arasında bulunuyor. M.T.’nin FETÖ ile bağlantılı bir okulda öğretmenlik yaptığı ve 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanı’na yönelik suikast girişimi için Marmaris’e giden timdeki eski bir askerin örgütsel sorumlusu olduğu yönündeki iddialar da dosyaya yansıdı.
Şüphelilere yöneltilen bu iddialar, helikopterin düşmesinin ardından gerçekleştirilen işlemler ve soruşturmanın aydınlatılmasını engellemeye yönelik eylemler kapsamında değerlendiriliyor.
Tanıkların yönlendirilmesi iddiası
Ü.K. ve E.Ö. hakkında, olayı Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendiren tanıklıklar yaparak dosyanın aydınlatılmasını engellemeye çalıştıkları iddiasıyla işlem yapıldığı bildirildi.
FETÖ bağlantısı nedeniyle kapatılan Zaman gazetesinde muhabirlik yapan ve olayla ilgili görüntüleri servis ettiği belirtilen E.S. de şüpheliler arasında yer aldı. E.Ç. hakkında ise helikopterin silahlı bir cisim tarafından düşürüldüğü yönünde gerçeğe aykırı tanıklık yaptığı iddiası bulunuyor.
Eski savcılar Ö.Ş., Ö.D. ve Ş.G.’nin, tanık ve gizli tanıkları yönlendirerek olayın sorumlularını gizlemeye çalıştıkları ileri sürülüyor. Eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanı R.A. ile bazı eski üst düzey emniyet görevlileri hakkında da ikinci dalga operasyonu kapsamında adli işlem başlatıldı.
Soruşturmada şüphelilere, “silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek veya üye olmak” ve “tasarlayarak kasten öldürme” suçlamaları yöneltiliyor.
İlk operasyonda 19 kişi tutuklanmıştı
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinin ardından gerçekleştirilen ilk operasyonda, Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da 30 adrese eş zamanlı baskın düzenlenmişti.
Bu aşamada gözaltına alınan 27 şüpheliden 19’u tutuklanmış, 8’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İkinci dalga operasyonunda 36 kişinin daha tutuklanmasıyla iki operasyon kapsamında tutuklananların toplam sayısı 55’e yükseldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Soruşturma çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir” ifadelerine yer verdi.
Haber: H. Yavuz CANPOLAT